Şiir · Tavşanın aklından
Renklerin İçinden Geçen Tavşan
Bir mavi düşünce düştü çayıra,
gökyüzü biraz aşağı eğildi.
Yeşil bir sessizlik uzandı yanına,
çimenlerin kalbi usulca yenilendi.
Tavşan, cebine sarı bir güneş koydu,
“Karanlık olursa çıkarırım,” dedi.
Kırmızı kalp yolu gösterdi ona,
pembe bulut ardında bekledi.
Sonra bütün renkler aynı şeyi söyledi:
“Bir fikir küçücük olabilir,
ama doğru kalpte büyürse
koca bir bahçeye dönüşebilir.”
Tavşanın Fikri
Hikâye · Kısa bir yolculuk
Renkleri Toplayan Tavşan
Sabah olduğunda ormanın bütün renkleri solmuştu. Gökyüzü gri, yapraklar renksiz, çiçekler ise sanki geceyi üzerinden atamamış gibiydi. Küçük Tavşan, evinin önündeki kırmızı kalbin hâlâ parladığını görünce bunun bir işaret olduğuna karar verdi.
Kalbi sırt çantasına koyup yola çıktı. Mavi rengi, susmuş bir derenin dibinde buldu; dereye güzel bir anısını anlattığında su yeniden akmaya başladı. Yeşili, rüzgârdan korkup kapanan bir yaprağın içinde saklanırken gördü. Ona, korkmanın da cesaretin bir parçası olduğunu söyledi.
Sarı renk en uzaktaydı. Güneşin arkasına gizlenmiş, kimsenin kendisine ihtiyaç duymadığını sanıyordu. Tavşan çantasındaki kırmızı kalbi gösterdi: “Tek başına ışık olabilirsin; fakat yan yana geldiğimizde bir dünya oluruz.”
Akşamüstü ormana döndüğünde çantasını açtı. Renkler dışarı fırlayıp ağaçlara, göğe ve çiçeklere yayıldı. O günden sonra ormanda biri kendini yalnız hissettiğinde Tavşan hep aynı şeyi söyledi: “Rengini kaybetmedin; yalnızca onu yeniden hatırlaman gerekiyor.”
Bir renk, bir cesaret
Masal · Evvel zaman içinde
Beş Rengin Bahçesi
Bir varmış, bir yokmuş. Dağların ardında yalnızca düşününce görülebilen bir bahçe varmış. Bu bahçede beş renk yaşarmış: Mavi düşleri, Yeşil sabrı, Sarı neşeyi, Pembe şefkati, Kırmızı ise cesareti korurmuş.
Günün birinde bahçenin kapısı kapanmış. Kapının üzerinde şu cümle yazıyormuş: “Beni yalnızca kendi fikrine inanan biri açabilir.” Güçlü hayvanlar denemiş, bilge kuşlar bilmeceler çözmüş; fakat kapı hiç kıpırdamamış.
En son küçük bir tavşan gelmiş. Ne güçlüymüş ne de çok bilge. Kapının önüne beş renkli taş koymuş ve “Ben dünyayı tek renkle değil, hepinizi yan yana düşünerek güzelleştirmek istiyorum,” demiş.
Kapı gülümseyerek açılmış. Çünkü bahçenin beklediği fikir en büyük fikir değilmiş; başkalarına da yer açan fikirmiş. Tavşan o günden sonra bahçenin bekçisi olmuş. Bahçeye gelen her çocuğa bir renk vermiş, fakat karşılığında yalnızca bir söz istemiş: “Bu rengi paylaşacağım.”
Gökten beş renk düşmüş
Mektup · Sana bırakıldı
Sevgili Fikir Sahibi,
Bugün aklına gelen şeyi hemen büyütmek zorunda değilsin. Bazı fikirler önce bir nokta, sonra eğri bir çizgi, sonra da kimsenin adını bilmediği renkli bir şekil olur.
Onu mükemmel olmadığı için saklama. Kâğıdın bir köşesine çiz, bir kelimeyle anlat ya da yalnızca rengini seç. Fikirler, görülünce cesaretlenir.
Bir gün onu beğenmezsen de üzülme. Belki o fikir sana varmak istediğin yeri değil, gitmemen gereken yolu göstermiştir. Bu da az şey değildir.
Ben bugün sarıyı seçtim. Çünkü sarı, “Bir kez daha dene,” diyen renge benziyor. Sen hangisini seçersen seç; yeter ki başkasının rengine benzemek için kendi rengini unutma.
Sevgiyle,
Tavşan
Cebinde küçük bir güneşle
Notlar · Kısa kısa
Tavşanın Defterinden
1. Bir fikri hemen anlatamıyorsan önce resmini çiz. Bazen el, dilin bulamadığı yolu bilir.
2. Kırmızı bir kalp her zaman aşk demek değildir; bazen yalnızca “Buradayım” demektir.
3. Mavi düşünceler acele etmez. Onlara biraz gökyüzü ve sessizlik gerekir.
4. En güzel masalar aynı renkte tabaklarla değil, herkesin kendi rengini getirmesiyle kurulur.
5. Bir fikrin komik görünmesi, kötü olduğu anlamına gelmez. Tavşanların uzun kulakları da ilk bakışta biraz komiktir.
6. Bugün yapamadığın şeyi yarın daha küçük bir parçaya böl. Küçük adımların da ayak izi vardır.
Bugünün küçük fikri